18 Aralık 2011

Kaplumbağa Terbiyecisi, Emre Caner


































Osman Hamdi Bey'in biyografisini içeren kitapta, sanatçının resme olan tutkusu, eserlerinin hikayeleri ve tarihi eserler ile Arkeolojik kazılara verdiği önem ve katkılara yer verilmekte...
1842 yılında doğan Osman Hamdi Bey'in babası sadrazam İbrahim Ethem Bey'dir ve her zaman sıkı bir padişah yanlısı olmuştur... Osman Hamdi Bey babasının isteği ile hukuk okumak için Paris'e gider, Paris'te gönlünü hem resme hem de Fransız bir kıza verir... Yıllar içinde tutkularını babasına da kabul ettirir ve Paris'te aldığı resim eğitiminden sonra yurda döner... Devletin farklı kademelerinde görev alır. İlk görevi Bağdat İli Yabancı İşler Müdürlüğüdür. İstanbul’a döndüğünde Saray Protokol Müdür Yardımcısı olur. 1875 yılında Kadıköy'ün ilk şehremini (belediye başkanı) olarak görevlendirilir. Osmanlı-Rus Harbi’nden sonra devlet memurluğundan ayrılan Osman Hamdi Bey, 1881'de Müze-i Hümayun (İmparatorluk Müzesi) müdürü Anton Dethier’in ölümü üzerine padişahın şahsi emri ile müze müdürlüğüne atanır. Türkiye’nin ilk güzel sanatlar okulu olan Sanayi-i Nefise Mektebi’nin müdürlüğü ile görevlendirilir. Müze-i Hümayun müdürü olarak ilk işi eski eserlerin yurt dışına götürülmesini yasaklayan bir tüzük hazırlamak olur. Eserlerinde yakın çevresini, daha çok farklı yaşlardaki kendi hallerini resmeder... Şuan Pera Müzesi‘nde sergilenen Kaplumbağa Terbiyecisi, 15 milyon TL değeri ile halen Türkiye’nin en pahalı tablosu…





Şah ve Sultan, İskender Pala



Yavuz Sultan Selim'in iktidar mücadelesi çerçevesinde, Şah İsmail ile Çaldıran Muhaberesi'ne kadar giden savaşı; Tüm dünyaya meydan okuyan Şah İsmail'in, bir Türk Hükümdara yenilgisi; sevdiği ancak sevilmediği Taçlı Sultan'ın Sultan Selim'e esir düşmesi; hadım Kambercan'ın Taçlı Sultan'a olan sonsuz aşkı; iki hükümdarın da sevdiği kadın Taçlı Sultan, arka planda Alevi-Sünni savaşı ve İskender Pala'nın ağdalı dili ile bitmek bilmeyen, uzadıkça uzayan kitap...


VE...öğrendiğim iki tarihi gerçek:

Sultan Selim, babası Sultan Bayezidi elleriyle tahttan indirir, yerine kendisi geçer, babası üzüntüden oğluna ah eder,'Dilerim Allah'tan sen de genç yaşında berbat olup, şir-i pençeler (çıban) elinde gidesin' der... 8 yıl sonra bir çıban yüzünden ateşler içinde kıvranıp, 50 yaşında birden vefat eder...

Osmanlı Padişahları, savaşlarda esir düşüp de düşman hükümdarın eline geçip maruz kalacağı kötü muamelerle ırkına halel getirmesin diye Türk hanımları ile evlenmezler...Bunun tarihi bir dayanağı var mıdır bilmiyorum...




İmkansız Aşklar Evi, Audrey Niffenegger



Julia ve Valentina Poole ayna ikizleridir. Birbirlerine delice bağlı bir şekilde, Amerika'daki evlerinde aileleriyle yaşarken, hiç tanımadıkları teyzelerinin ölümü ve kendilerine bıraktığı miras ile hayatları değişir. Teyzeleri Elspeth onlara, Londra`nın dışında yedi tane modern ve büyük mezarlık yapma projesinin bir parçası olarak 1839 yılında açılan Highgate Mezarlığı'na bakan evini miras bırakır... Tek şartı vardır, ikizler minimum 1 sene bu evde oturduktan sonra evi satabileceklerdir ve ikizlerin anneleri Eddie ve babaları Jack bu eve asla adım atamayacaklardır. İkizler burada teyzelerinin eski erkek arkadaşı Robert ve takıntılı komşu Martin ile dostluk kurarlar. Yeni yaşamla, kendilerini sorgulamaya başlarlar... özellikle Valentina hastalıklarının da etkisiyle ikizi yüzünden hayatta istediği hiçbir şeyi yapamamış olduğunu ve böyle giderse yapamayacağını ayırd eder ve bu duruma son vermek için geçici bir ölümü göze alır...Hayalet teyzesi Elspeth'in özel güçleriyle ölecek ve sonra yine teyzesi tarafından ruhu bedenine geri verilecektir. Robert ve Valentina arasında başlayan aşk, durumu tersine çevirir ve Elspeth Valentina'nın vücudunda tekrar dünyaya gelir. Ancak bu durum Robert tarfından etik karşılanmayacaktır ve bir süre sonrabterk edilecektir... Güzel başlayan, fantastik bir şekilde devam ederken saçmalayan, şaşırtıcı gelişmeleriyle sonuna kadar sıkılmadan okunan bir roman...Bir de benim bir tezim var: bu kitap İskender öncesi Elif Şafak'ı etkilemiş olabilir; benden söylemesi...


Bu arada kitabın İngilizce isminin çok daha güzel ve kitabı ifade eder olduğunu düşünüyorum: "her faithful symmetry"




Her Faithful Symmetry