2 Eylül 2015

Minyatürcü - Jessie Burton



17.yy.da Amsterdam'dayız. Kırsal bölgede yaşayan Nella, babasının da ölümüyle annesi ve kardeşleriyle fakir bir hayat sürmektedir. Bir gün Amsterdam'dan gelen kısmeti, zengin bir tüccar olan Johannes ile evlenir ve zengin tüccarın malikanesine yerleşir. Bu evde görümcesi Marin, hizmetçileri Cornelia ve siyahi uşakları Otto ile beraber yaşamak durumundadır. Sık sık iş seyahatine, deniz aşırı yolculuklara çıkan Johannes, Nella'ya düğün hediyesi olarak yaşadıkları malikanenin bir minyatürünü hediye eder. Minyatürün boş olan odalarını yerleştirme işi Nella'nındır. Bunun için bir minyatürcüye mektupla sipariş veren Nella, bir müddet sonra istemediği şeylerin de minyatürlerine sahip olur. Asla görmediği minyatürcü, ona yolladığı minyatürlerle gelecekten ve olacaklardan ipuçları vermektedir.  Kocasıyla düşündüğü gibi bir karı-koca ilişkisine sahip olamayan Nella, hırçın görümcesi ve Johannes'in züppe iş çevresiyle de mücadele etmek durumundadır. O dönemin Amsterdamında suç sayılabilecek alışkanlıkları, Johannes'i uçurumun kenarına sürüklerken henüz 18 yaşındaki Nella'ya güçlü olmak düşer. 
Henüz 33 yaşındaki bir yazarın yazdığı tarihi ve sosyolojik bir roman Minyatürcü. Zamanın yaşam tarzı kitapta çok iyi yansıtılırken kitaba adını veren minyatürcünün kimliği ve vasfı bana göre biraz askıda kalmış. Kapak yazısından okuduklarımdan daha gerilimli ve heyecanlı bir kitap bekliyordum. Okunabilir, ama okunmasa da bir kayıp oluşturmaz. 



The Miniaturist



10 Temmuz 2015

Kağıt Ev - Carlos Maria Dominguez


Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir.
Cambridge Üniversitesi Hispanik Diller Bölümü Öğretim Üyesi Bluma Lennon, Soho'da bir kitapçıdan Emily Dickinson'un "Şiirler" kitabının eski bir baskısını alır ve daha ikinci şiiri okurken bir arabanın altında kalır.
Ölümünden sonra ofisine Uruguay'dan gönderilmiş bir paket gelir. İçinde Joseph Conrad'ın "Gölge Hattı" kitabının eski bir baskısı vardır ve kapakları çimento ile kaplıdır. İçinde Bluma'dan Carlos'a ithaf edilmiş bir yazı vardır.
Bluma'nın meslektaşı ve aynı zamanda sevgililerinden biri olan kahramanımız olayın peşine düşer. Yolu Uruguay'da sahildeki bir kitap eve kadar uzanır. Kitabın verildiği Carlos, kütüphanesinde biriken onbinlerce kitabın tasnifini ve listesini yaparken kendinden geçmiş ve sonra kitaplarını tuğla yerine kullanıp kendine kağıttan bir ev yaptırmıştır.
Bluma'nın kitabı geri istemesiyle balyoz darbeleriyle aradığı kitabı bulmuş ancak evi bir daha kullanılamaz hale gelmiştir...
Kitaba, sahaflara, kitap ciltlerine, kütüphanelere, yazara, okura saygı niteliğinde yazılmış, okumayı ve kitap koleksiyonculuğunu yücelten çılgın bir kitap. 89 sayfanın içinde koca bir dünya. Ağır ağır, sindire sindire okuyun.


 La Casa de Papel


9 Temmuz 2015

Delice - Hande Altaylı




Ege'nin Çatalağzı köyünde sıradan bir hayat hüküm sürer. Köyün evde kalmış çirkin kızı Meryem, bıçkın delikanlı Aliço'nun onu birgün alacağı hayalleriyle yaşar. Gizli gizli buluştukları metruk evde, gözden ırak sevişirler. Bir gün 29 yaşına kadar kimselerin istemediği Meryem'i köyün geri zekalısı Kazım'a isterler. Kazım'ın ailesi köyün ileri gelenlerinden olunca, Meryem ailesi tarafından zorla evlendirilir. 
O andan itibaren de sakin(!) bir hayat süren köyde olaylar patlak verir. Aslında, Meryem'in en yakın arkadaşı bellediği Nurdan ablasının da Aliço ile ilişkisi vardır. Nurdan'ın bakkal kocası Ekrem ile yakın dostu Salih (-ki Kazım'ın aklı başında abisi) geceleri dükkanda içki içmek için buluşup eşcinsel bir ilişki yaşarlar. Meryem, evlendikten sonra da görüşüp seviştiği Aliço'ya kaçmak için tüm altınlarını verir. Nurdan onunla gelmediği için Meryem'le gitme planları kuran Aliço ise sevgilisi Nurdan tarafından öldürülür... Olayların sonunda tam bir çıngar çıkar Meryem kendisini hesapsızca ve delice seven Kazım'ı da yanına alarak köyü terk eder...
Hande Altaylı güzel yazmış, akıcı yazmış ancak olaylar o denli beni şok etti ki hem elimden bırakamadım hem de olanlara inanamadım... Delice bir köy hikayesi...