16 Kasım 2015

Hadula- Bir Ada Öyküsü - Aleksandros Papadiamantis


Bu seneki Yunan Adaları gezimizde Skiathos'da tam beş gün geçirdik. Yunan edebiyatının Dostoyevski'si olarak nitelendirilen Aleksandros Papadiamantis Skiathos adasında doğmuş. Papaz olan babasının etkisiyle Atina'ya ilahiyat okumaya gitmiş ancak karar değiştirip felsefe bölümüne yazılmış. Kısa süre sonra üniversiteyi yarıda bırakıp adasına geri dönmüş. Biz de onun şu an müze olarak kullanılan evini ziyaret etmeden dönemedik.




Bu iki katlı ve iç avlulu geleneksel ev, adanın mimari karakteri hakkında güzel bilgi veriyor. Yazar, 1911 yılında, henüz 60 yaşındayken bu evde hayata gözlerini yummuş. Yazarın dilimize de çevrilmiş kitabı "Hadula- Bir Ada Öyküsü" nü döner dönmez alıp okuyacağım demiştim o zaman ve İstanbul'a gelir gelmez kitabı Kırmızı Kedi Kitabevi'nde buldum. Beyoğlu'ndaki bu minik ama içi tıka basa dolu dükkanda, aradığınız her kitabı rahatça buluyorsunuz.
                                   



Yazılarında ada ve ada hayatına yönelik gözlemler ön planda olmuş; Kırsal alanın yaşamı, sıradan insanın düşünce biçimi...
1902 yılında yazılan Hadula, yazarın Yunancaya çevirisini yaptığı Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" sından etkilenildiği çok bariz bir roman. 
O yıllarda Yunanistan'da kadın köle gibi. Evlenebilmek için çeyiz hazırlar. Evlenince eşinin ve çocuklarının kölesi olur. Sonra da torunlarına bakar. Hadula, kızların yaşayacakları bu çileyi dert edinir ve bir çözüm yoluna gider; henüz yolun başında olan kız çocuklarını öldürmeye ve onları kurtarmaya başlar. Günah- sevap, cennet - cehennem, iyilik - kötülük ikilemleri kitabın özünü oluşturur. 
Yunanca ve Türkçe özdeşleşen ve aynı kökten gelen kelimeler sıkça kullanılmış.


Ben gerçekten çok beğendim... Umarım Yunan edebiyatından daha pek çok yazar Türkçe'ye aktarılır ve okuruz.



Hadula










İyi Psikolog - Noam Shpancer


Psikoloğumuzu günlük hayatı içinde üç ayrı durumda gözlemliyoruz. İlki, danışanı striptizci Tiffanny ile yaptığı seanslar; ikincisi üniversitede verdiği !Terapi Prensiplerine Giriş" dersleri sırasında sınıfıyla yaptığı seanslar; üçüncüsü de hayatının kadını Nina ile halen devam etmekte olan özel ve mesleki ilişkisi. 
Okurken çoğu zaman kendinizi bir psikoloji dersinde veya bir psikoloji seansında hissedeceğiniz gerçekçi bir roman olmuş "İyi Psikolog"... Yazarın da bir psikolog olduğu düşünülürse zaten bu durum kaçınılmaz... 
Psikologlar da psikolojilerini düzeltmek için kendi taktiklerini uygularlar ve yaşamlarını idame ettirmeye çalışırlar... Siz de kitabın pek çok yerinde kendi sorularınıza cevaplar bulacaksınız...
Bana da ilginç gelen noktalar olmadı değil. Mesela mezar olgusu niçin varmış biliyor musunuz? Acınızı dağıtmadan toplayabildiğiniz ve yerleştirdiğiniz yer olabilmesi için...
Peki sınır kişilik hastaları kendilerini neden kesermiş? İçlerindeki acının yerini tam olarak belirlemek için... 
Psikolojiye meraklıysanız mutlaka okuyun derim...



The Good Psychologist



Uyku - Haruki Murakami



Uyku, ünlü yazar Haruki Murakami'nin "Elephant Vanishes" (Fil Kayboldu) adlı öykü derlemesinde yer alan uzunca öykülerden biri aslında...
Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan "Uyku"nun  bir öykü kitabı olduğunu, kitap bittiğinde anladım ve çok güleceksiniz ama satın aldığım kitabın son sayfalarının olmadığını ve defosu olduğunu bile düşündüm... Siz bilerek okuyun derim...
35 yaşında modern ev kadını, diş hekimi eşi ve ilkokula giden oğlu ile tekdüze bir yaşam sürmektedir. Bir gün kadının hayatına yeni bir şey girer: uykusuzluk... kadın tam 17 gündür uyumamıştır ve bu durumdan ne kocasının ne de çocuğunun haberi vardır. Tüm günü ev işleri, ev halkıyla ilgilenmekle geçen ve tüm görevi ailesine iyi bakmak olan kadının geceleri artık tamamen kendisine kalmıştır. Bu durumu, Tolstoy'un Anna Karanina romanını tekrar tekrar okuyarak değerlendirir. Bu durum, nasıl bir sonla bitiyor, kadın nerelere sürükleniyor, bu tamamen sizin hayal gücünüze kalmış; çünkü öykü "pat" diye bitiyor...
Uyku, kaliteli özel kağıda basılmış, Kat Menschik tarafından yapılmış illüstrasyonlarla süslenmiş, kalın ciltli bir kitap. Bence Murakami edebiyatına güzel bir giriş yapmak isteyenlerin kütüphanelerini süsleyecek bir eser. Ancak tek kötü tarafı var yazarı daha önce okumamış olanları Murakami'den soğutabilir. Yani maalesef bir "IQ84" veya" Sahilde Kafka" değil...

Nemuri