diet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2020

Kilo Vermenin Kolay Yolu - Allen Carr





https://www.allencarr.com.tr/ sitesinden aynen alıntıdır. 

Allen Carr 02 Eylül 1934 yılında, İngiltere’de çok sigara içen bir babanın oğlu olarak dünyaya gelir. Babasını akciğer kanserinden kaybetmesine rağmen 16 yaşında sigara içmeye başlar. Bir kaç yıl içinde günde yaklaşık 100 sigaraya çıkar. Birçok kişinin denediği gibi Allen Carr da tanınan ve bilinen her sigara bıraktırma yöntemini dener. Ancak başarısız olur.
33 sene boyunca günde ortalama 5 paket sigara içen Allen Carr, 1983 yılında kendisi için sigarayı bırakmanın tek kolay yolunu keşfeder ve nihayet kurtulur. Bu seferki bırakışı daha önceki denemelerine hiç benzemez.
Çok rahat, kolay, acı çekmeden ve keyifli bir biçimde sigaradan kurtulur. Ne kilo alır, ne gergin günler yaşar. Bu olağanüstü tecrübesini çevresindeki sigara içen insanlar ile paylaşmaya başlar ve böylece adım adım dünya çapında kabul edilmiş ve denenmiş “Easyway-Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu” yöntemini geliştirir. Birebir seansları çoğaldıkça grup seansları yapmaya başlar. Londra’da kurduğu ilk kliniğe dünyanın her yerinden onbinlerce insan katılır. Sonunda, hem kendisi gibi uzmanlar yetiştirmeye hem de sigara bırakma konusunda kitap yazmaya başlar. Yazar olmadığı için kitabına şüphe ve kaygı ile başlar ancak kitap milyonlarca insan tarafından okunur ve 47 dile çevrilir.
Dünya çapında yaklaşık 20 milyonun üzerinde sigara içicisinin “Allen Carr-Sigarayı Bırakmanın Kolay Yolu” yöntemiyle sigaradan kurtulduğu bilinmektedir.

Carr'ın ayrıca "Kilo Vermenin Kolay Yolu" kitabı var. Ben yo yo  tarzı kilo alırım, kilo veririm ve vücudumun canına okurum. Bu sebeple de pek çok diyet, sağlık ,yeme içme kitapları benden sorulur. Tabii bir de Carr'ın metodunu inceleyeyim dedim. Ne mi öğrendim? Yeme alışkanlıklarımızın bize öğretilmiş olduğunu. Yediğimiz şeyler konusunda ailemizin genlerini taşıdığımızı. Ve doğaya baktığımızda aslında ne yememiz gerektiğini öğreneceğimizi. Ve her şeyden önemlisi aşırı yemenin zevk vereceğine inanmaktan vazgeçmeyi... Dengeli beslenerek bir müddet sonra vücudumuzun doğru yolu bulacağını...

Ülkemizde seminerleri olan bu gruba katılımlar olmakta. Ben öncelikle kitabını okumayı seçtim. Ve bana ne kadar faydalı oldu? 0.... Mucize beklemeyin... Mucize kafanızda...




21 Ekim 2012

Alkali Diyet - Dr.Ayşegül Çoruhlu



Bol bol kilo verip bol bol kilo alan birisiyim. Özellikle yazları nasıl oluyor da kilolarıma kilo katıyorum bilinmez... Bol yemeli yazı, aç geçen kışlar takip ediyor... Bu yaz, tam 3 ayda 9 kilo almayı başarırken en çok okuduğum kitaplar da diyet kitapları oldu... Bunlardan biri de : Alkali diyet. Twitterda paylaştığım "artık alkali diyetle ilgileniyorum" mesajından sonra, kitabın yazarı Sn.Ayşegül Çoruhlu'nun beni sanal alemde takip etmesiyle bu ilgim daha da arttı. Kitabın ilk sayfaları tıbbi gerçekleri anlatıyor, biraz bilimsel ancak aynı konuyu anlatan yabancı menşeli kitaplara göre daha anlaşılır. Alkali diyetin özü, vücudunuzun asit-alkali dengesini kurmaya dayanıyor. Vücuttaki aşırı asitlenmenin ise ,kanser, kolesterol, osteoporoz, obezite, kas kaybı, kırışıklık, cilt sarkması gibi problemlere ve hastalıklara yok açacağını vurguluyor.


Sağlıklı beslenmeye meraklı olanların bir de bu kitabı okumasını şiddetle tavsiye ediyorum. "Peki neler yapacağız?" konusuna gelince; her öğünde, asit oluşturan yiyeceklerin, alkali oluşturan yiyeceklerin dörtte biri oranında yenmesi gerekiyor. Bol bol su içiyoruz ki bu oran 20 kilo başına 1 lt. Su içerken de, suyun ph derecesini yükseltmek için içine ya 1 çay kaşığı karbonat koyuyoruz, ya da limon sıkıyoruz. Normal sofra tuzu yerine Himalaya tuzu kullanıyoruz. Yemeklerde zeytinyağ kullanıyoruz. Omega 3 'ü takviye olarak da almaya özen gösteriyoruz. Hindistan cevizi yağı ve suyu, keten tohumu ve susam tohumu yağları çok yararlı. Kırmızı et, asitlenmeye yol açtığı için az tüketiyoruz, onun yerine balık eti, özellikle somon tercih ediyoruz. İnek yerine, keçi, koyun veya manda sütü ve bu sütlerden yapılan peynirler daha faydalı, peynir olarak lor peynirini tercih ediyoruz. Buğday yerine karabuğday unuyla veya glutensiz unla yapılmış ekmek, makarna ve kekleri tercih ediyoruz. Alkol, asidik, kahve, çay ve kola da öyle, bunları mümkün olduğu kadar az tüketmeye çalışıyoruz. Domuz eti asidik, tavuk ve hindi eti için serbest dolaşanları tercih ediyoruz. Barbunya, fasulye, mercimek, nohut, bezelye gibi baklagilleri öğlen 2'den sonra tüketmiyoruz. Badem, ceviz, fındık, çok faydalı olmakla beraber yine akşam yemiyoruz. Bol bol sebze tüketirken, genellikle buharda pişmiş ya da çiğ olmalarına özen gösteriyoruz. Buğday, arpa çimi diye çok yararlı bir şey var, evde kendimiz üretebiliyormuşuz falan ama bana biraz zor geldi- bu konuyla ilgileneceğim-.Katı meyve presinde sebze suyu sıkıp içmeyi alışkanlık haline getiriyoruz. Günün kaçamak saati, öğle yemeğinden 2 saat önce ve 2 saat sonra; meyveleri, kuru yemişleri, arada biraz bitter çikolatayı bu saatler içinde tüketiyoruz. Tüm bu beslenme kurallarıyla, hem sağlıklı yaşıyoruz, hem hastalıklardan korunuyoruz, hem de zamanla fazla kilolarımızı atıp ideal kilomuza ulaşıyoruz. Gerisi Dr.Ayşegül Çoruhlu'nun kitabında, tamamını okumadan, özümsemeden uygulamaya geçmeyin, ayrıca doktorunuza twitter ve facebook adreslerinden de ulaşabiliyor, son gelişmeleri takip edebiliyorsunuz. Bence denemeye değer...




16 Eylül 2012

Tibet'in Gençlik Pınarı I-II - Peter Kelder


Orhan Pamuk'un "Yeni Hayat" kitabının ilk cümlesi gibi:
"Bir kitap okudum hayatım değişti."
Bahsettiğim, Dharma Yayınları tarafından iki kitap halinde basılan  "Tibet'in Gençlik Pınarı I ve II" . Bir zamanlar Himalayalar'da bir manastırda nesilden nesile aktarılan gençlik sırrı ve o sırrın peşinde İngiltere'den kalkıp o dağlara giden ve 10 yıl kaldıktan sonra tamamen yenilenmiş gençleşmiş olarak dönen ihtiyar albayın hikayesi, ilk 1939 yılında Peter Kelder adlı bir Amerikalı tarafından "Ancient Secret of the Fountain of Youth" (Gençlik Pınarı'nın Tarihi Sırrı) adıyla kitaplaştırılmış. 
Tibetli Lamaların gençliklerini korumalarının ardındaki sır, her gün düzenli olarak yaptıkları bir kaç canlandırıcı yoga hareketinde gizlidir.


Bedenin yedi enerji girdabı (çakralar) ;

1-omurganın kökü, 2-karnın alt kısmı, 3-midenin üst kısmı, 4-göğsün ortası, 5-gırtlak, 6-alnın ortası ve 7-başın tepe noktasıdır.


 Enerji girdaplarının tümü de belli bir hızla ve eşit hızlarla döndüklerinde, bedenin sağlığı mükemmele ulaşır. Bu girdaplarda yavaşlama olursa yaşlanma ve sağlık problemleri başlar. İşte Tibetli Lamaların uyguladığı bu 5 yoga hareketi (5 ayin), bu çakraların normal hızında dönmesine yardımcı olur. Bu kitaplarda, 5 ayin anlatılırken ayrıca yapacağınız renk ve ses meditasyonlarından da bahsedilmekte. 

Denemekte fayda var diye düşünüyorum ilk hafta hareketleri 3'er kez yapıyorsunuz. Sonra her hafta 2 arttırarak mükemmel sayı olan 21'e kadar çıkıyorsunuz. Sadece 15 dakikanızı alıyor. Kim bilir belki de gençlik hep elimizin altında ama sırrını bilene...























The Eye of Revelation

 Ancient Secret of the Fountain of Youth: Book 2




1 Mart 2012

Dukan Diyeti


Bu kitap ve diyet, yaklaşık 1 sene önce dikkatimi çekti. Geçen sene Haziran ayında Fransa'nın Montpellier bölgesine yaptığımız seyahatte tanıştığımız bazı Fransızların da bu diyetle zayıfladıklarını öğrendim. Hava alanındaki kitapçıda satılan sayısız Dukan Diyeti konulu kitap da cabası... Üzerinden koca bir yaz geçti ben de kilolarıma kilo katarak en pik noktada tekneden İstanbul'a döndüm... Eyvahlar olsun hiçbir kıyafetime giremiyordum... Ya artık hayatımın geri kalan kısmını bir obez olarak geçirecek, ya tekrar bir diyetisyene gidip dünyanın parasını bayılacak ve bir müddet sonra sıkılıp diyeti bırakacaktım, ya da yeni ve denenmemiş bir şeye inanıp Dukan Diyetine başlayacaktım. Bu arada "dukandiyetim.blogspot.com" adresinde bizlerle Dukan Diyeti tarifleri ve deneyimlerini paylaşan blog sitesinin de bana çok yararı oldu; kendisine çok teşekkür ediyorum...

Diyet 4 ana etaptan oluşuyor... Öncelikle, Dukan'ın orijinal sitesinde yer alan formu dolduruyor ve ne kadar sürede kaç kilo vereceğinizi, hangi etabı ne kadar süre yapazağınızı belirliyorsunuz. Bana atak süresi 7 gün çıktı ve gerçekten de 7 günün sonunda belirlenen 2,6 kiloyu vermiştim.

Atak evresinde prensip olarak az yağlı et, sakatat, balık, deniz ürünleri, tavuk, hindi, yumurta, yağsız süt ürünleri, 1,5 kaşık yulaf kepeği yiyebiliyor, şekersiz veya light içecekler içebiliyorsunuz. Bu besinlerin dışında hiçbir şey yenmiyor. Ekmek ve hamur işleri zinhar yasak... Günde 20 dk. yürüyüş yapmanız da öneriliyor. Bu evre zor gibi görünse de her gün inen kiloları gördükçe insan dayanıyor. Yalnız kendinizi bayağı yorgun hissedebilirsiniz; bol bol su için ki vücudunuz susuz kalmasın...

Seyir evresinde - ki ben hala bu evredeyim...bizim Fransa seyahati ve Fransızlar'ın bize gelişi 1 ay kaybetmeme neden oldu - atakta yediklerinizi yemeğe devam ederken sebzeleri de işin içine katıyoruz. Ben 1 gün atak, 1 gün sebzeli menü olarak uyguluyorum. Şimdiye kadar toplam 13 kilo verdim. Normalde 8 mayısa kadar 18,8 kilo vermiş olmam gerekiyor. Epeydir aynı kilodayım... Bakalım o zamana kadar istediğim kiloya inebilecek miyim?

Güçlendirme evresinde, şimdiye kadarki tüm besinleri yiyebiliyorken haftada sadece 1 gün atak yapmaya devam ediyoruz ve her gün 1 porsiyon meyve, günde 2 dilim tam tahıllı ekmek, haftada 2 porsiyon hamur işi, ve 2 kez ödül yemeği ekleniyor. Toplamda kaç kilo verilmişse, bu evrenin süresi x 10 gün olarak hesaplanıyor.

Son koruma rejimi evresi ise ömür boyu devam edecek... Tek dikkat edilmesi gereken, haftada 1 gün atak diyeti yapmak, günde 3 kaşık yulaf kepeği tüketmek ve biraz dikkat ederek istediğimizi yemek...

Bu gidişimde öğrendiğime göre bizim Fransızların oğlu da bu rejimle zayıflamış. Hatta onlar gelirken bana 1 kutu yulaf kepeği ve Dukan Tarifleri kitabı getirdiler.

Bu kitap, en azından fazla kilolarımı atmama yardımcı oldu ve beni çok motive etti... En azından şu an için balinadan balık etine terfi ettim...


The Dukan Diet