16 Mayıs 2012

A Separation

Asghar Farhadi'nin yazıp yönettiği, "A Separation", 2012 Oscar töreninde en iyi yabancı film oscarını kazanırken Berlin Film Festivali'nde de "en iyi film", "en iyi erkek oyuncu", "en iyi kadın oyuncu" ödüllerini toplayan ilk İran Filmi oldu. Filmde günümüzün İran'ından bir kesit görürüz. Simin, artık 14 yaşında olan kızı Termeh'in İran'daki geleceğinden endişelenmekte ve artık İran'da yaşamak istememektedir. Nader ise kendisini İran'dan koparamayan duygusal bağlar ve alzeimer hastası babasını bahane ederek İran'da kalmak ister. Çiftin mahkemede, kadının önünde gayet modern bir şekilde tartıştıklarını görürüz. İnatlaşma sonucunda Simin evi terk ederken Termeh, babasıyla kalmayı tercih eder. Nader, babasına bakmak için birisini tutmak zorundadır. Razieh, tüm gün yaşlı adamla ilgilenecek ve aynı zamanda evi çekip çevirecektir. Dini inançları kuvvetli olan Razieh, yaşlı adamın altına kaçırdığı ve onu temizlemek zorunda kaldığı durumlarda, telefonla ulemalara danışır ve işi bırakmayı dahi düşünür. Ancak kocasının alacaklıları ve sık sık hapse girip çıkması, bakması gereken çocuğu ve aynı zamanda yeni bir çocuk bekliyor olması, işe devam etmesini zorunlu kılar.
Bir gün işten erken eve gelen Nader, babasını yatağa bağlanmış, yere düşmüş, yarı baygın bulur. Razieh, bir müddet sonra eve gelir. Çok sinirli olan Nader onu kovar ve hırsızlıkla suçlayarak kapı dışına iter. Asıl hikaye bundan sonra başlar, sorunlu bir hamilelik yaşayan Razieh bu itekleme sonucu düştüğünü ve bebeğini kaybettiğini iddia eder, ruh hastası kocasıyla beraber Nader'den kan parası almaya çalışır. İran mahkemelerinde adalet arayışı, vicdan-günah muhasebesi, Nader'in haklı olduğunu kanıtlamak için bazı yalanlara baş vurması, Termeh'in istemeden de olsa babasının tarafını tutması, Simin'in kararsızlıkları ve sonuçta, günah korkusunun ağır basması... Film, tüm bu olayların neticesinde, önüne geçilemeyen bir ayrılıkla sonuçlanıyor. Günümüz İran'ında kızlarına değer veren, onu birey olarak yetiştirmeyi amaçlayan Nader ve Simin, kiminle yaşayacağı kararını kızları Termeh'e bırakıyorlar. İran için bir umut olan bu durum, umarım sadece Asghar Farhadi'nin ütopyası değildir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder